Umut hakkı olacak mı? Bakan Gürlek yanıtladı! Terörsüz Türkiye vurgusu

Umut hakkı olacak mı? Bakan Gürlek yanıtladı! Terörsüz Türkiye vurgusu
Yayınlama: 20.02.2026 07:52
A+
A-

Adalet Bakanı Akın Gürlek gündemde yer alan Terörsüz Türkiye süreci ve “umut hakkı” ile af algısı tartışmaları konularıyla ilgili olarak Hande Fırat’ın sorularını yanıtladı.

1-‘TERÖRSÜZTürkiye’ sürecinde TBMM Komisyonu’nun raporunu açıklamasının ardından gözler yasal düzenlemelere çevrildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hürriyet gazetesine özel yaptığı açıklamada, sürecin Meclis çatısı altında yürütüldüğüne dikkati çekerek, özellikle “umut hakkı” ile af algısı tartışmaları konusunda şu mesajları verdi:

‘OLASI DÜZENLEMELERİN GENEL AFFADÖNÜŞMESİ SÖZKONUSU DEĞİL’

– “En kritik eşik, örgütün silah bırakması ve kendini feshetmesi. Bu tespiti de devletin güvenlik birimleri yapacaktır ve takipçisi olacak. Yapılacak çalışmaların hukuki altyapısı da büyük oranda bu tespit ve teyit sürecinin sonuçlarına göre olacak.

– Yasal düzenleme yapılacaksa bunun adresi elbette ki Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Adalet Bakanlığı olarak biz de bu sürece teknik olarak destek veririz ama sürecin ana aktörü Meclis.

– Net ifade edeyim; yapılacak olası düzenlemelerin genel affa dönüşmesi sözkonusu değil.

‘YAPILACAK DÜZENLEMELERCEZASIZLIK ANLAMINA GELMEMELİDİR’

– Yapılacak olası düzenlemeler cezasızlık anlamına gelmeyecek. Kapsamın ne olacağına da yine Meclis karar verecek. Süreç şeffaf, hukuka uygun ve toplumsal hassasiyetler gözetilerek yürütülecek.

– Mevzuatımızda kural olarak ağırlaştırılmış müebbet dahil hapis cezaları için belli bir süre ceza infaz kurumunda kaldıktan sonra koşullu salıverilme imkânı var. Ancak terör suçları söz konusu olduğunda durum farklı. Özellikle idam cezasından ağırlaştırılmış müebbete çevrilen ya da terör suçundan ağırlaştırılmış müebbet alan kişiler bakımından koşullu salıverilme hükümleri uygulanmıyor; ceza ömür boyu infaz ediliyor.

– Dolayısıyla mevcut hukuk düzeninde bu kişiler için “umut hakkı” şeklinde bir uygulama zaten bulunmuyor.

– Yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı konusu ise yasama organının, yani TBMM’nin takdirinde. Süreç orada şekillenecek.

– Burada şahıslara değil, yani şahsi bir düzenleme değil, genel olarak toplumun ihtiyaçları ve söz konusu sürücün zarar görmemesine ilişkin bir çalışma yapmamız lazım.

– Amaç, terörsüz bir Türkiye hedefi ve toplumsal huzurun güçlendirilmesi çerçevesinde değerlendirme yapılması.

– Halihazırda idam cezasından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan suçluların cezaları bakımından koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanması sözkonusu olamayacak.”

Adalet Bakanı ile “Terörsüz Türkiye” süreci dışındaki önemli başlıkları da konuştuk. Gürlek, “Tutukluluk bir istisna olarak uygulanmalı” tartışmasından, cezaevlerindeki doluluk oranına, genel infaz sistemine ve yapılacak reformlara kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi;

‘TUTUKLAMA TEDBİRİ İÇİN KUVVETLİŞÜPHE SEBEPLERİ ŞART’

-“Yürütülen soruşturmalarda kuvvetli şüphe sebepleri bulunmaması halinde tutuklama tedbirine başvurulmamakta. Dosyaların kapsamını bilmeyerek ya da kimi zaman çarpıtarak yapılan yorumlara kamuoyumuzun itibar etmemesi gerekir.

– Yargı; şahısların isimlerine, ünvanlarına bakmaz. Somut olarak suç var mı, yok mu, kuvvetli suç şüphesi var mı yok mu buna bakar. Hâkim-savcı buna göre değerlendirme yapar. Tutuklama bir istisnadır, şartları vardır. Üstelik yargının kendi arasında bir kontrol mekanizması da bulunmaktadır.

– Cezaevlerindeki doluluk oranlarını da yakından takip ediyoruz. Modern, ıslah odaklı kurumlar inşa ediyoruz. Bugün cezaevlerindeki tutuklu oranı yüzde 15 civarında, bu oran geçmişte çok daha yüksekti.

– Yeni Yargı Reformu Stratejisi kapsamında infaz dengesini yeniden ele alıyoruz. Amacımız cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, infazda adaleti güçlendirmek ve sistemi daha hakkaniyetli hâle getirmek. Şunu net söyleyeyim: Bu düzenlemeler asla suçla mücadelede bir zafiyet anlamına gelmeyecektir.”

2-ADALET BAKANI’NDAN ÖZEL HAYAT UYARISI

AkınGürlek, başta uyuşturucu olmak üzere son dönemdeki operasyonlar, bu operasyonlara ilişkin tartışmalar ve özel hayatı içeren konuların sosyal medyada yer alması ile ilgili soruları da yanıtladı. Bakan Gürlek şu mesajları verdi;

-“Hiç kimsenin özel hayatının sosyal medya üzerinden tartışılmasını istemiyoruz. Herkesin özel hayatının korunması gerekiyor. Savcı, hâkim sadece suç var mı yok mu buna bakar.

– Kamuoyuna yansıyan soruşturmaların hiçbiri soyut iddialardan ibaret değildir. Uyuşturucu testine gönderilen hiçbir şüpheli böyle bir soyut iddia üzerine gönderilmemektedir.

– Operasyonlar ya da test uygulamaları soyut iddialarla yapılmaz, somut delillere dayanır.

– Kendisine herhangi bir şekilde bir suç ihbarı yapılan Cumhuriyet savcısının soruşturmadan kaçınması mümkün değildir.”

3-ADALET BAKANI UYUŞTURUCU SUÇLARINDA RAKAMLARI AÇIKLADI

-“Uyuşturucukullanma suçundan soruşturmada 457 bin 525 kişi, kovuşturmada 87 bin 848 kişi hakkında soruşturma ve davalar derdesttir.

– Uyuşturucu ticareti suçundan soruşturmada 88 bin 16 kişi, kovuşturmada 64 bin 316 kişi hakkında soruşturma ve davalar derdesttir.

– Uyuşturucu ticareti suçundan 82 bin 619’u hükümlü, 28 bin 843’ü tutuklu; uyuşturucu kullanma suçundan 67.378’i hükümlü, 13’ü tutuklu; diğer uyuşturucu madde suçlarından ise 3 bin 682’si hükümlü,158’i tutuklu olduğu dikkate alındığında ceza infaz kurumlarının büyük çoğunluğunu bu suç türünden ceza alan ya da tutuklanan mahkûmlar oluşturmaktadır.”

4- SAVUNMA HAKKI TARTIŞMASI‘SOMUT ŞARTLAR ARANACAK’

Tutukluların avukatlarıyla görüşmelerinde sınırlama getirileceği tartışmalarına açıklık getiren Adalet Bakanı, baroların tepkisine de yanıt vererek öngörülen düzenlemenin gerekçesini ve ayrıntılarını da anlattı. “Savunma hakkının ortadan kaldırılması ya da özünün zedelenmesi gibi bir yaklaşımımız kesinlikle sözkonusu olamaz. Mesele savunma hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçmek” diyen Gürlek şöyle devam etti:

– “Ancak hiçbir hak sınırsız değildir. Ceza infaz kurumlarında, somut ve ciddi güvenlik riski ortaya çıktığında, kanuna dayalı, hâkim kararıyla ve belirli sürelerle sınırlı bazı usuli tedbirler alınabilir. Bu, savunma hakkını kaldırmak değil, kötüye kullanımın önüne geçmektir.

– Bir görüşme delillerin yok edilmesine ya da örgütsel talimat aktarımına araç haline geliyorsa, hukuk devleti buna kayıtsız kalamaz. Terör ve örgüt suçlarında avukatların müvekkilleriyle görüşmesinde sıkıntı var.

– Tutukluların suçluluğu henüz kesinleşmediğinden orada masumiyet karinesi var ancak avukatlarının örgütsel süreçlerin bir parçası olması, aynı şekilde içeriden aldığı talimatları da dışarı iletmesi hukuk devletinde kesinlikle kabul edilemez.

– Üzerinde çalışılan düzenlemeye göre, bu konuda somut şartlar aranacak yani bir kere mahkeme kararı olacak, ikincisi de somut bir tespit olacak. Böyle bir durum ortaya çıkarsa.

– Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da “Avukatla terör suçlarında ya da örgüt suçlarında hâkim kararıyla somut delil olması durumunda yapılan kısıtlamalar makuldür” diyor.

– Bizim yasamızda bu konuda bir düzenleme olmadığından bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu anlattık. Bu illa yüzde 100 her görüşmede uygulanacak diye bir şey de yok.”

YARGILAMALARIN HIZLANDIRILMASI İÇİN ÖZEL BÜROLAR GELİYOR

Adalet Bakanı, yargılamaların hızlandırılması için de bazı adımların atılacağını açıkladı. Gürlek, yargı teşkilatının organizasyon yapısının geliştirileceğini, süreçlerin sadeleştirileceğini, performans ve verimliliğin artırılması için de Adalet Komisyonları bünyesinde “Yargı Hizmetlerinin Etkinliği” büroları oluşturulacağını söyledi. Adliyelerde, makul sürede yargılanmaya ilişkin vatandaşların taleplerinin bu bürolar tarafından değerlendirileceğini belirten Gürlek, şöyle devam etti;

– “Adalete erişim imkânlarının dikkate alınması suretiyle ihtiyaç duyulan yerlerde yeni adliye ve idare mahkemeleri kurulacaktır.

– İş yükü dikkate alınarak çevre, sağlık, sigorta, trafik kazaları, iş kazalarından kaynaklı maddi ve manevi tazminat gibi dava türleri için iş dağılımı suretiyle ihtisaslaşma sağlanacak.

– Ticaret mahkemelerini büyükşehirlerde tek merkeze toplayarak yeni bir yapılanmaya gidecek ve ticari yargılamaların daha hızlı görülmesi sağlanacaktır.

– Uyuşturucu kullanma ve ticareti suçuna ilişkin ihtisas mahkemeleri belirlenecek

AĞIR CEZA MERKEZLERİNE DENETİM BÜROLARI GELİYOR

– Performans ve verimlilik artırılarak yargısal süreçlerin makul sürede tamamlanması için önleyici teftiş uygulamaları geliştirilecek. Cumhuriyet savcılarının adalet daireleri ile kasa hesapları üzerindeki gözetim ve denetim yetkisinin güçlendirilmesi için ağır ceza merkezlerinde denetim büroları kurulacak.

– Hâkim ve Cumhuriyet savcılarının nakil, terfi ve disiplinlerine ilişkin hükümler yeniden düzenlenecek.”

5-SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİNİN AYRINTILARI…KLAVYE DELİKANLILIĞI TEPKİSİ

– “Yapılacak düzenleme ile bir kişi sosyal medyada itibar suikastı yapıyorsa, açık kimliği ile yapacak.

– Klavye delikanlılığı yapan açık kimliği ile yapacak.

– Bunun için bir geçiş süreci olacak. O süre içinde kişinin gerçek hesaba geçmesi gerekecek. Geçmiyorsa sahte hesaplar kapatılacak.

– Bu, yurtdışından vatandaşlarımız için de geçerli olacak. Aynı şekilde pasaportla doğrulama olacak, cep telefonuna da bir doğrulama mesajı gelecek.”

‘ÜLKEMİZİ YENİ BİR ANAYASAYA KAVUŞTURACAĞIZ’

– “1982 Anayasası, askeri cunta tarafından hazırlanan 12 Eylül 1980 darbesinin ruhunu taşıyan anti demokratik bir Anayasa’dır. Bu Anayasa darbenin baskıcı, otoriter ve olağanüstü şartlarında hazırlanmıştır.

– Anayasa’nın ilk yürürlük tarihinden son değişiklik tarihine kadar yapılan değişiklikler nedeniyle Anayasa’nın sistematiği bozulmuş, birçok hüküm arasındaki uyum kaybolmuş ve Anayasa adeta yamalı bohçaya dönmüştür.

– Bugün gelinen noktada Anayasa ülkemize dar gelmektedir. Türkiye’nin ‘askeri müdahale’ etiketini üzerinden atmış, çağın ihtiyaçlarına cevap veren demokratik yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır.

– Bizim ihtiyaç duyduğumuz anayasa; lafzı, ruhu ve hacmiyle milletimizin dünyaya ve hayata bakışına, ülkemizin birikimine ve hedeflerine uygun bir anayasayadır. Toplumun gerisinde kalan değil; insanı önceleyen, topluma dinamizm katan bir anayasaya ihtiyaç duyuyoruz. Ülkemizi yeni, sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı yeni bir anayasaya kavuşturacağız.”

6-BAŞSAVCILAR ANKARA’YA ÇAĞRILIYOR…YASADIŞI BAHİSLE MÜCADELE

– “81 ilin başsavcısını zaten kendim yakın zamanda toplayacağım. Mesajımız şu olacak; yasadışı bahis, uyuşturucu, sanal kumarda tavizsiz mücadelemiz olacak. Ellerindeki dosyalarda hassasiyet göstermelerini isteyeceğiz.

– Yasadışı bahisle ilgili belki kanun düzenlemesine ihtiyaç olabilir. Düzenlemenin teşvik etme, reklam yapma gibi konuları içermesini planlıyoruz.”

Fıkra değil gerçek! Komşular bir adımla il değiştirip, bir dakika farkla iftar açıyor

Dikkat! Meteoroloji uyardı: Kuvvetli gelecek: 8 ilde sarı kodlu alarm

Bir annenin feryadı: Bu şehre bir benim çocuğumu sığdıramadılar!

Rapor ortaya çıktı: Yıkım adeta ‘geliyorum’ demiş! Çatlaklar lokal olarak kapatılmaya çalışılmış

5 günlük bebeği darp eden cani hemşireden kan donduran savunma: Bir anlık refleksle oldu

İSTANBUL TOKİ KURA TARİHİ: 500 Bin Sosyal Konut Projesi TOKİ İstanbul Kurası Ne Zaman? Tarih Belli Oldu Mu?

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.