Özel’den Bahçeli’ye emekli önerisi

Özel’den Bahçeli’ye emekli önerisi
Yayınlama: 20.01.2026 14:39
A+
A-

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, “Sayın Bahçeli, emeklilere verilen ücretin sefalet ücreti olduğunu söyledi. Biz herkes sözünü tutarsa, emekliler çoğunlukta olur dedik. MHP’den bir yanıt bekliyorduk. Sayın Bahçeli’den geldi. En düşük emekli maaşıyla ilgili CHP nifak sokuyormuş ve CHP’nin önergesine oy vermeyeceklermiş. Açık söylüyorum değerli büyüğümüz siz bir önerge verin iki elimizle birlikte biz size destek verelim. Ben yokum, önergeyi sen ver, kayıtsız şartsız biz size destek vereceğiz” dedi

TBMM’de, partisinin grup toplantısında kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, iç ve dış gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Özel, özetle şunları söyledi:

“Türkiye’nin dört bir yanından toplantımıza gelen konuklarımız, bizi izleyenler, dinleyenler hepinizi saygıyla selamlıyorum hoş geldiniz. 81’inci eylemimizi Beşiktaş’ta gerçekleştirdik. Milletvekillerimiz emekliler için nöbetteler. Hafta sonu da Hatay’daydık. Biz depremin yıldönümünde Hatay’da olacaktık, mayıs ayında da miting yapacaktık ancak Hatay halkının isteği üzerine bu eylemimizi öne aldık.

Sayın Erdoğan, Hatay’da hiç sorun yokmuş gibi konuştuktan sonra halkımız gerçeklerin anlatılması için davet etti biz de orada eylemimizi gerçekleştirdik. Muhalefet için taş üzerine taş koymadılar, deprem turisti olarak bölgeye gelip gittiler dedi Erdoğan. Sabah 09.21’de, tüm milletvekillerimizin buldukları vasıtayla deprem bölgesine gitmelerini, Adana Havalimanı’nın açık olduğu bilgisiyle bölgeye intikal ettik. Salı günü 123 milletvekiliyle eş zamanlı koordinasyon toplantısı yaptık. 45 gün orada koordinasyon yaptım ben ve arkadaşlarım.

Bölgeye selam vermediler diyen Erdoğan’a söylüyorum. 9 bin 600 araç, 28 bin personelle, 155 mobil mutfak, 3 milyona yakın battaniye, 50 bin çadır, 1810 konteyner ve birçok yardım ulaştırdık. Sadece Hatay’a 20 bin çadır desteğimiz oldu. Bunları Hatay’da söylediği için bildiği inkar edildiği için Hataylılar çıldırıyor. Yaylakonak’ta enkazdan kim çıkarıldıysa, Mersin Büyükşehir Belediyesi personeli çıkardı. Sayın Erdoğan yüreği yetiyorsa 6 Şubat günü Hatay’ı birlikte dolaşalım. Hatay’ın sokaklarını gezelim ben sana Hatay’a ve diğer 10 ile ne yaptığımızı anlatayım var mı cesaretin.

Tam donanımlı Türk ordusu 3 gün sahaya çıktı mı çıkmadı mı? Senin çok bilmiş kurmayların ordu kışladan çıkar ama orduyu kışlaya sokmak zor dedi mi demedi mi? Senin Kızılay’ın çadır sattı mı satmadı mı? Hatay’da depremin 33’üncü günü depremzede çadır alabilmek için sıraya girdi mi girmedi mi? Para toplamak için IBAN attın mı atmadın mı? Bunlar unutulmuş, 3 gündeki o büyük kayıplardan kendisi mesul değilmiş gibi her şeyi ben yaptım diyor.

Yapılanı inkar eden, kendi kusurunu örtbas eden bir anlayış. Benim duyduğum, ‘Oyunuzu verirseniz kardeşinize, bir yılda geçer oturursunuz evinize’ sözüydü. 3 yıl geçti 650 bin konut demişti, 455 bin konutu teslim ettiklerini söylüyorlar. Verdikleri sözün yüzde 70’ini ancak tuttular.

Yarın Kartalkaya’da içimize düşen acının birinci yılı dolacak. Bu bir kaza değil, denetimsizlik ve ihmalin ağır bir sonucuydu. Bir yıl boyunca bu konuda samimiyetle uğraştık. 7 kişilik bilirkişi heyeti 3 günün sonunda bir rapor yazdı ve sorumluluğun Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğunu belirtince o raporu almadılar ve bilirkişi heyetine korsan dediler. Sonra seçtikleri bir bilirkişi heyetine rapor yazdırdılar. Baş sorumlu korunuyor, kim tarafından en baş sorumlu tarafından korunuyor. O bakana, hesap vermesini sağlayacak Yüce Divan’ın kapısını da açmıyorlar, görevden de almıyorlar. Kartalkaya davası, CHP’nin onur davasıdır.

Bir motokuryeye yapacağı işin 2 katı, 3 katı iş yüklüyorlar. Bu arkadaşlarımız eyleme gittiler, bugün eyleminin 3. günü. Olumsuz hava koşullarında ücretli yasal izin olsun talepleri var. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanmasını istiyorlar. O firmaya söylüyoruz, bu talepleri yerine getirirsen getirirsin yoksa senin karşında, motokuryelerin yanında dururuz. Motokuryenin hakkını yiyen babamın oğlu da olsa boykotu yer haberin olsun.

CHP’li milletvekilleri 13 gündür emeklilerin ücretinde düzenleme yapılması için Meclis’te nöbet tutuyor. Sadece eylem yaparak değil sorunu toplumsallaştırarak, Türkiye’nin dört bir yanında emekliler bu eyleme destek verdiler. Sayın Bahçeli, emeklilere verilen ücretin sefalet ücreti olduğunu söyledi. Biz herkes sözünü tutarsa, emekliler çoğunlukta dedik. MHP’den bir yanıt bekliyorduk. Sayın Bahçeli’den geldi. En düşük emekli maaşıyla ilgili CHP nifak sokuyormuş ve CHP’nin önergesine oy vermeyeceklermiş. Açık söylüyorum değerli büyüğümüz siz bir önerge verin iki elimizle birlikte biz size destek verelim. Ben yokum, önergeyi sen ver, kayıtsız şartsız biz size destek vereceğiz. Kitaplarına baktım Hilal Kart uygulamasını gördüm.

Devlet bey, aile gelir desteğini, beslenme desteğini getirsin oy verelim arkadaşlar. Diyor ki ben ittifak ortağıyım ama iktidar ortağı değilim diyor. Onun düşürdüklerini ben toplayım diyor. Böyle toplama siyaseti yok o, eski devirlerdeydi. Sayın Bahçeli, şanlı Türk Milleti’ne pazarda çöpten sebze, meyve toplamak yakışıyor mu? Yakışıyor mu şanlı Türk emeklisine torunu karne getirince halının püsküllerini saymak yakışıyor mu sayın Bahçeli?

Türkiye’de yaşayan kimseye bu sefalet ücreti yakışmıyor. Devlet bey, siz burada bir büyüklük yapın biz destek verelim. Bu kara düzeni değiştireceğiz, herkes tarafını yeniden belirleyecek. AK Parti’nin kara düzenine destek veren onunla birlikte gider. Emekliye lazım olan 650 milyar TL’yi bulamıyorlar ama onun 4 katını faize veriyorlar.

İBB’de, CHP’den önce 827 tane aracı kendileri bir yerlere vermişler sonra çıkıp İBB’de yolsuzluk yapıldığını söylüyorlar. Yeşilay açıkladı 7 milyon Türkiye’de kumar bağımlısı var. İnsanlar bu illet yüzünden canına kıyıyor, terör gazisi hayatına kıydı. Bir devlet düşünün senin için bacağını kaybeden bir gaziye sahip çıkamamışsın. Sayın Erdoğan’ın hicap duyması lazım. Çıkmış diyor ki; cep telefonları sanal kumarhane haline gelmiş. Yazıklar olsun İsmet İnönü’ye, Kemal Kılıçdaroğlu’na ülkeyi ne hale getirmişler. Herkesin konuşması, ama senin susman lazım Erdoğan.

Ballı petek diye oyunları var. Ben geçen hafta bu kumarları anlattım diyor ki, grup toplantısında Meclis kürsüsünden benim insanları kumara özendirdiğimi söyledi. Ben sorunu anlatıyorum o at yalanı olur inananı diyor. 23 yılın sonunda ülkeyi bu hale getirenlere diyoruz ki, gelin bu dertten bu milleti birlikte kurtaralım diyoruz.

Toplumu çürüten ağır sorunlardan biri de çeteler. Bunlar suçu büyütüp normalleştiriyorlar. Geçen yıl Mattia Ahmet Minguzzi katledilmişti, son olarak 17 yaşındaki Atlas kardeşimizi, evladımızı kaybettik. Kendisiyle konuştum ve her türlü desteği vereceğimizi söyledim Gülhan hanıma. Sayın Erdoğan, gerekeni yapacağız dedi. Ahmet Minguzzi olayından sonra kendisi gereken neyi yapmış bir açıklasın öğrenelim. Suçu işleyen çocuğa da, 7 kişilik ailesine de devlet bakmayınca, artık çete bakıyor. Bataklığı ortaya çıkaranlar bataklık kurutamaz arkadaşlar.

Komşumuz Suriye yıllardır derin acılar yaşadı ve bu Türkiye’yi de etkiledi. Bize diyorlar ki Suriye o haldeyken CHP sustu. Üç defa heyetimiz Suriye’ye gitti. Geçen yıl aralık ayını Erdoğan’ın büyük zaferini dinleyerek geçirdik. Şimdi de olandan bitenden bir şeyler çıkarıyorlar. Suriye’nin toprak bütünlüğünü her zaman savunduk. Tüm inanç ve etnik yapıların barış içinde yaşaması gerektiğini de söyledik. Herkesin verdiği sözleri tutmasını yakından izliyoruz. Gerilim ortamı Suriye’ye de Türkiye’ye de bir şey kazandırmaz. Demokratikleşme, eşitlik temelli kardeşliği öne çıkaran ortak akıl hakim olmalıdır. Herkesi barışı ve kardeşliği önemsemeye davet ediyoruz.

Bugün iktidar medyası ve trollerin, Kürtleri aşağılayan söylemlerini reddediyoruz. Aklınızı başınıza alın Türkiye’de Kürt kardeşlerimizi de Suriye’deki akrabalarını da incitmeyin diyoruz. IŞİD dediğiniz Yalova’da 3 polisimizi şehit edenlerdir. IŞİD dediğiniz Atatürk Havalimanı’nda 46 vatandaşımızı şehit edenlerdir. CHP olarak Kürt meselesinin herkesin içine sinecek bir şekilde çözülmesi için üzerimize düşeni yapacağız. Gün, elim güçlendi ya da eli güçlendi anlayışından uzak olma günüdür. Türkiye iç barışını sağlamak zorundadır.

10 aydır attıkları iftiraların hiçbirini ispatlayamadılar. Uyuşturucu ile mücadelede 2 fubolcuyla, 2 popçuyla olmaz. Şimdi zavallı bir kadın bulmuşlar, o kadını kullanıyorlar. Kadın diyor ki, Ekrem İmamoğlu’nun jeti var. Sosyal medyadan o troller, ailelere öyle saldırılar yaptılar ki. Erdoğan’ın imaları, hatta Devlet beyin imaları. Bir çıktı, bunun hesabını soracağız, biz de soracağız yüce Mavla da soracak, uçağın sahibi çıktı mı AK Partili, uçağı işleten kişi çıktı mı AK Partili. Uçağı işleten kişi uçağı hiç İmamoğlu’na vermediklerini söylüyor.”

Samsun’da fırında 2 kişiyi bıçaklayan çocuk tutuklandı

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.